CAViA - Guinea Pig
  Damızlıklarımız
  Kafes
  Kuru Ot - Kemirgen Otu
  Kuru Yem
  Pansiyon
  SATILIK Cavia - Guinea Pig
Deney Hayvanı Altlık Malzemeleri
  Doğal Çayır Otu
  Mısır Koçanı Granülü
  Talaş
KEDİ
  Kedi Pansiyonu
  Kedi Taşıma Çantası
  Konserve
  Mama ve Su Kabı
  Oyuncaklar
  Tarak - Fırça
  Yavru Mamaları
  Yetişkin Mamaları
KÖPEK
  Eğitim Aksesuarları
  Konserve
  Köpek Kulubesi
  Köpek Taşıma Kabı
  Mama ve Su Kabı
  Tarak - Fırça
  Tasmalar
  Yavru Mamaları
  Yavru Satışı
  Yetişkin Mamaları
PANSİYON Hizmetleri
  Guinea Pig - Cavia
  Kedi
  Köpek
TAVŞAN
  Alman Devi
 
Arama kriterleri
Fiyat Aralığı
- TL
 
 
28-05-2015
ADIYAMAN DENEY HAYVA...
-A +A ...
Haberi Oku »
 
28-04-2015
Deney Hayvanlarında ...
İyi Bir Üretim Birimi Nasıl Olmalıdır?Hayvanların rahat yaşayabilmesi için;...
Haberi Oku »
 
28-04-2015
Deney Hayvanı Refahı
Deney Hayvanı RefahıDoç.Dr. Yusuf ERGÜN*1. GirişDeneylerde kullanılan deney...
Haberi Oku »
 
28-04-2015
Deney Hayvanları Yön...
KKGM Tarih ve No         : 25.0...
Haberi Oku »
 
27-04-2015
TÜRKİYE’NİN İLK DENE...
TÜRKİYE’NİN İLK DENEY HAYVANLARI TERİMLER SÖZLÜĞÜ ÇIKTIIHA ...
Haberi Oku »
 
27-04-2015
Çukurova Üniversites...
Çukurova Üniversitesi`nde Deney Hayvanları Kullanım Kur...
Haberi Oku »
 
27-04-2015
MEÜ Deney Hayvanları...
MEÜ Deney Hayvanları Kullanım Sertifikası Eğitimleri Tamamlandı11 Temmuz 20...
Haberi Oku »
 
27-04-2015
Deney Hayvanları Bur...
Deney Hayvanları Burada Yetiştirilip Araştırılıyor ...
Haberi Oku »
 
27-04-2015
ESOGÜ`de 15. deney h...
ESOGÜ`de 15. deney hayvanları kullanımı sertifika kursu tamamlandı ...
Haberi Oku »
 
27-04-2015
Bu Merkezde Deney Ya...
Bu Merkezde Deney Yapmak Kolay Değil Çeşitli araştırmaları yapma...
Haberi Oku »
 
27-04-2015
Tıpta çığır açacak m...
Tıpta çığır açacak merkez İzmir`de CEYHAN TORLAK ...
Haberi Oku »
 
27-04-2015
ODܒde Akademisyenle...
ODܒde Akademisyenlere Eğitim Kursu Ordu Üniversitesi (ODÜ) Tıp Fakültesi...
Haberi Oku »
 
27-04-2015
07.04.2015 TARİHİ İT...
07.04.2015 TARİHİ İTİBARİ İLE HAYVAN DENEYLERİ MERKEZİ ETİK KURULU TAR...
Haberi Oku »
 
18-04-2015
Deney hayvanları bur...
Deney hayvanları burada yetiştirilip araştırılıyor Eskişehir Osmangazi...
Haberi Oku »
 
18-04-2015
Deney Hayvanları Ara...
Deney Hayvanları Araştırma ve Üretim Merkezi Yapılacak Adıyaman Üniversi...
Haberi Oku »
  Tüm Haberler   
 

Sanal Pet Market,kedi,köpek,mama,eğitim,pansiyon,cavia,guinea pig,satış,bursa pet market,pet shop, köpek resimleri,köpek satış,golden,bursa,aykut bolu,köpek pansiyonu,kopek egitimi kemirgen otu mısır koçanı granülü kemirgen talaşı,deney hayvanı talaşı,deney hayvanı altlık malzemesii - Deney Hayvanı Refahı
» Deney Hayvanı Refahı 28-04-2015  

Deney Hayvanı Refahı


Doç.Dr. Yusuf ERGÜN*
1. Giriş
Deneylerde kullanılan deney hayvanlarının haklarını korumak adına
oluşturulan etik kurullar ilk defa William Russell ve Rex L. Burch’un “The
principles of humane experimental technique” adlı eserlerinde tanımladıkları
3R kuralını (orijinal adlarıyla Reduction, Refinement ve Replacement) ilke
edinmek durumundadırlar1. Etik kurullar kendilerine gelen projeleri bu ilkeleri
de dikkate alarak incelemek ve değerlendirmek gibi bir işleve sahiptir. Bu
şekilde araştırmacı ve destekleyiciden bağımsız üçüncü bir göz olarak
çalışma projesini gözden geçirip deney hayvanlarının haklarını korurlar. 3R
kuralından ikincisi olan Refinement “deney hayvanlarının doğdukları andan
ölümlerine kadar geçen sürede yaşama ortamlarındaki rahat ve konforlarını
ve deneyler sırasında uygulanan işlemlerde en az acı ve eziyete maruz
bırakılmalarını” ifade eder. Russell ve Burch’ün eserindeki orijinal tanımıyla bu
ilke “kullanılmak zorunda kalınan hayvanlar üzerinde uygulanan insanlık dışı
prosedürlerin şiddet insidensini azaltmak” şeklinde tanımlanmaktadır2.
Kolayca anlaşılacağı üzere hayvan haklarının korunması sadece onların
deney esnasındaki kullanımları ile kısıtlı değildir; onların barındırma ve
bakımlarının da belli bir refahı sağlayacak şekilde olması ve bunun sağlanıp
sağlanmadığının etik kurullar tarafından denetlenmesi beklenir.
2. Hayvan refahı ve iyilik hali
Hayvan refahının temelini oluşturan hayvan hakları ve hayvanların
korunması konusu felsefi düzeyde çeşitli düşünce akımlarından beslenmiştir.
Buna mukabil temelde iki felsefi yaklaşım mevzu bahistir: Antroposentrizm ve
fizyosentrizm3. İnsan merkezli olan birinci yaklaşımda hayvanların değerleri
insana olan yararları ile ölçülmektedir; Descartes (1596-1650) gibi katı
*Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi, Farmakoloji Anabilim Dalı
KAHRAMANMARAŞ
Arşiv, 2011 Ergün
56
antroposentrizmciler hayvanların ruhu olmayan makineden ibaret varlıklar
olduğunu savunmuşlar ve bu nedenle hayvan haklarına gereken önemi
vermemişlerdir; yumuşak antroposentrizmi savunanlar ise hayvanlara insanca
muamele edilmesini insanlıktan çıkmama adına gerekli olduğunu
belirtmişlerdir3. Diğer taraftan Aristoteles (MÖ 384-322)’e kadar dayanan
fizyosentrizm doğayı merkezine alan bir felsefi yaklaşımdır ve bu anlayışın bir
ucunda bulunan patosentrizm ızdırap duyabilme yeteneği nedeniyle
hayvanlara etik değer kazandırırken biyosentrizm canlılara doğrudan bir
haysiyet atfetmektedir3.
Felsefi tartışmalar bir tarafa bırakılıp bilimsel açıdan bakıldığında deney
hayvanlarının refahı ve iyilik hali tam olarak sağlanmadan araştırmalardan
elde edilen verilerin güvenilirliğinden bahsedilemeyeceği görülür. Bu nedenle
öncelikle hayvan refahı (welfare) ve hayvan iyilik hali (well-being)
kavramlarının ne anlama geldiğinin anlaşılması, ardından bunların
hayvanların fizyolojik ve davranışsal özelliklerinden yola çıkılarak nasıl
değerlendirileceğinin bilinmesi ve hayvan refahının tam olarak nasıl
sağlanacağının saptanması gerekir.
Hayvanların hayatta kalabilmeleri için çeşitli ihtiyaçları vardır; ihtiyaç,
esasen belirli kaynakların elde edilmesi veya çevreden kaynaklanan belirli
stimuluslara cevap verilmesi ile çaresi bulunabilecek bir çeşit eksikliktir4. Bir
hayvanın bir ihtiyacı belirdiğinde onun motivasyonu etkilenir ki bu o ihtiyacın
karşılanması için gerekli psikolojik ve fizyolojik cevapların tetiklenebilmesi için
gereklidir; bu cevaplar hayvanın mental ve fiziksel stabilitesinin korunması için
şarttır; bazen bu cevaplarda yetersizlik, güçlük ya da tam bir başarısızlık
meydana gelebilir ki bu durumlarda hayvan refahı olumsuz etkilenir4. Refah
terimi bir bireyin çevresi ile ilişkili olarak durumunu ifade eder: Hem çevreye
uyumda başarısızlık hem de uyum göstermede güçlük zayıf refah olarak kabul
edilir4. Bazı yazarlar refahı “hayvanın çevre koşulları ile baş edebilmesi ile ilgili
bir durum” olarak değerlendirirler5. Diğer taraftan zayıf refah eziyet ve ağrı ile
bağlantılı hoş olmayan hislerle de ilgilendirilmiştir5. Zayıf refah ile eziyet (hoş
olmayan subjektif hislerden kaynaklanır) çoğu zaman birliktedir; ancak
Arşiv, 2011 Ergün
57
eziyetin her koşulda olması gerekmez. Bazı durumlarda eziyet olmadan da
hayvan refahı olumsuz etkilenebilir: 1) Hasar tek başına, içinde ağrı olmasa
da, zayıf refahın önemli bir göstergesidir, 2) hastalık veya hasar geliştiğinde
uyku ve koma sırasında eziyet ortadan kaybolabilir ama refah azalması yine
de söz konusudur, 3) barındırma ve bakım koşulları kötü olduğunda immün
sistem baskılanır ve hayvan refahı azalır; bunun arkasından hayvan
hastalanır ve hastalığa bağlı eziyet refahı daha da azaltır, 4) eğer bir hayvanın
kötü barındırma ve bakım sistemlerinden dolayı üremesi veya erken ölümü
söz konusu olursa, eziyet olsun ya da olmasın, refah düşer, 5) duyusal
mahrumiyet altında tutulan bir hayvanın buna bağlı olarak normal
davranışlarını gösterememesi ve kendi kendini uyuşturması eziyet olmadan
refah azalmasına bir başka örnektir4.
Hayvan refahı ile yakından ilişkili ikinci bir kavram olan iyilik hali bir
hayvanın daha ziyade kısa dönemler açısından olayların üstesinden nasıl
geldiği ile ilgilidir6. Bir hayvanın refahı için kısa bir süre onun iyilik halinden
feragat etmek gerekebilir; örneğin hayvanı sınırlandırıp aşı yapmak suretiyle
(iyilik hali kaybı) onun uzun vadede ciddi hastalıklardan korunması sağlanarak
ve daha sağlıklı ve uzun bir yaşam sunularak refahı arttırılmış olur6. Ayrıca
hayvan sağlığı hayvan refahının bir alt parçasıdır. Ancak tamamen sağlıklı bir
hayvanın hayat kalitesi iyi olmayabilir; yani hayat kalitesi psikolojik, fiziksel ve
fizyolojik iyilik halinin bir toplamıdır6. Hayvanların iyilik halinin tanımlanması
üzerinde tam bir görüş birliği yoktur. Bir görüşe göre bu kavram “vücut
kusurlarından, hastalıklardan, fizyolojik bozukluklardan, stresten, açlıktan,
susuzluktan, soğuktan, sıcaktan, korkudan, psişik bozukluklardan uzak
olmayı; normal bir vücut gelişimine, normal verime, normal üreme yeteneğine,
olumlu uyarılara, olumlu tecrübelere ve adaptasyon yeteneğine sahip olmayı”
ifade etmektedir3. Bir başka tanıma göre “hayvanın çevresiyle uyum içerisinde
olması, içinde yaşadığı çevreye mental ve fiziksel acıya maruz kalmadan
uyum gösterebilmesi ve sağlıklı olabilme hali” iyilik hali olarak
gösterilmektedir3. Benzer bir tanımlama da “hayvanın normal davranışlarını
sergileyebilmesi, eziyet çekmemesi, normal gelişme ve üreme etkinliği
Arşiv, 2011 Ergün
58
göstermesi ve bağışıklık sisteminin iyi çalışması” olmuştur3. Sonuç olarak
hayvan refahı “iyilik hali ve hayvan sağlığı” kavramları ile yakından ilişkili olup
bu iki durumun değerlendirilmesi pratikte refahın değerlendirilmesi anlamına
gelir.
3. Hayvan refahının göstergeleri
Hayvanlar insanlar gibi ağrılarını ve sorunlarını sözle ifade edemedikleri
için bu durumların araştırıcılar tarafından anlaşılması ve ona göre müdahale
edilmesi gerekir. Hayvan refahı konusunda bilim adamlarını en fazla zorlayan
konu iyilik halinin objektif ve bilimsel olarak değerlendirme zorluğudur. Eğer
iyilik hali sadece fiziksel olarak sağlıklı olmaktan ibaret olsaydı veterinerlik
alanına dayalı kanıtları kullanarak sorun büyük oranda çözülebilirdi. Ancak
bunun fiziksel sağlıklılık halinin ötesinde bir durum olduğu artık kabul
edilmektedir. Asıl güçlük de burada başlamaktadır; çünkü hayvanların iyilik
hallerini onların psikolojik durumlarına göre değerlendirmek birtakım sübjektif
değerlendirmelerin de kaçınılmaz olarak işin içine girmesi demektir. Son 20
yıldır iyiliğin değerlendirilmesi için çok fazla girişimde bulunulmuştur; ancak
gelinen ve üstünde anlaşılan tek nokta iyiliğin değerlendirilmesinde tek bir
aracın olmadığıdır7. İyilik değerlendirmesi için birçok aracın gerekli olduğu bir
gerçektir ama hangi kombinasyonların dikkate alınması konusunda sıkıntı
vardır. Şurası açıktır ki farklı araçların güçlü ve zayıf yönlerini vurgulayan,
bunları topluca değerlendirip hayvan refahını neyin azaltıp arttırdığını işaret
eden bir çerçeveye ihtiyaç vardır. Sonuç olarak hayvanların iyilik halinin
değerlendirilebilmesi için sorgulanan kriterlerin çok problematik olmasından
dolayı bunların iki kritik soru ışığında değerlendirilmesi daha uygun olabilir: 1)
Hayvan fiziksel olarak sağlıklı mıdır? ve 2) hayvan istediği şeye sahip midir7?.
Örneğin bir davranışın refah anlamında bir gösterge olarak anlam ifade
edebilmesinin koşulu bu davranışın varlığının hayvanın sağlığına iyi geldiğinin
ve hayvanın bu davranışı istediğinin kanıtlarının bulunması ile olabilir.
Arşiv, 2011 Ergün
59
3.1. Genel göstergeler
Hayvan refahı ile ilgili olumsuz genel göstergeler şu şekilde sıralanabilir: 1)
Azalmış yaşam süresi, 2) büyümede bozulma, 3) üremede başarısızlık, 4)
vücut hasarları (kırık kemikler, yaralar, mide ülserleri), 5) hastalık sıklığı ve
hastalıklara yatkınlık, 6) immünosüpresyon, 7) adrenal aktivite artışı, 8)
anormal davranış özellikleri, 9) kendi kendini uyuşturma (self-narcotization)3.
3.2. Fizyolojik göstergeler
Hayvanların fiziksel olarak sağlıklı olmaları onların iyilikleri için tartışmasız
olarak ön koşuldur ve veterinerlikteki standart tanı ve tedavi uygulamaları bu
açıdan oldukça yararlıdır. Ancak tek başına fiziksel iyilik tam bir refahın
garanti edilmesinde yeterli değildir. Yaralanmalar, hastalıklar ve deformitelerin
varlığı fiziksel sağlıksızlığın önemli göstergeleridir. İyilik hali kaybının en
önemli fizyolojik göstergeleri kısa dönem ve uzun dönem göstergeler diye
ikiye ayrılabilir. Kısa dönem göstergeler kalp hızında, vücut sıcaklığında,
solunum frekansında, adrenalin ve kortizol sekresyonunda ve plazma glukoz,
laktat ve serbest yağ asidi düzeylerinde artış şeklinde sıralanabilir7. Uzun
dönemde ise adrenal bez büyümesi ve immün sistem baskılanması
gözlenebilir7. Diğer taraftan bu göstergelerin koitus, egzersiz, yemek
beklentisi, hayvanların ölçüm için ellenmesi ve hareketlerinin kısıtlanması gibi
aktiviteler ve uyarılmalardan etkilenme ihtimali vardır ve bu durum bu
göstergelerin iyiliği ölçme açısından güvenilirliklerinde soru işaretlerinin ortaya
çıkmasına yol açmaktadır7.
3.3. Davranışsal göstergeler
İyiliğin davranışsal göstergeleri deney hayvanlarının davranışlarını onların
yabani akrabalarınkiyle karşılaştırmak veya stereotipi gibi anormal
davranışların mevcudiyetini incelemekle olabilir7. Deney hayvanlarının çoğu
bulundukları koşullar itibariyle vahşi ortamda yapılan birçok doğal davranışı
sergileyemezler: Bu durumun hayvanların refahını olumsuz etkileme ihtimali
olmakla birlikte kesin bir yargıya varmak o kadar kolay değildir7. Stereotipik
davranışlar hiçbir amaca hizmet etmeyen, tekrarlayan ve değişken davranışlar
Arşiv, 2011 Ergün
60
olarak tanımlanabilir7. Ancak bazen anlamsız görünen bir hareketin tahmin
edilemeyen bir faydası da olabilir. Bu nedenle bunların da çok dikkatli
değerlendirilmesi gerekir.
3.4. Spesifik göstergeler
Hayvanların refahlarını negatif yönde etkileyen durumlar eziyet, ağrı,
korku, mental stres ve kontrol kaybı şeklinde sıralanabilir. Eziyet istenmeyen
fiziksel, fizyolojik ve psikolojik koşullardan kaynaklanan ve ilgili türün kognitif
kapasitesi ile ilişkili olan negatif emosyonel bir durum olarak tarif edilebilir6.
Eziyetin sadece insana özgü bir nitelik mi olduğu yoksa hayvanların da buna
kapasitesinin bulunduğu konusu tartışmalıda olsa eziyet ağrı, sıkıntı ve korku
gibi bir canlının maruz kaldığında rahatsız olduğu tüm hisleri kapsayan bir
özellik olarak kabul edilmelidir6.
Ağrı oluşabilecek hasara karşı canlıların oluşturduğu en önemli savunma
mekanizmalarından biridir ve organizma ağrıyı algıladığı anda kaçma,
savaşma ya da ağrısını bir şekilde dillendirmeye çalışacaktır. Ağrı ne kadar
fazlaysa refah da o kadar azdır4. Ağrı “hoş olmayan duyumsal ve emosyonel
bir deneyim” olarak tanımlanabilir8. Vücutta ağrıya yanıt olarak endorfinler
salgılansa da bunların ölçümü ağrının değerlendirilmesi açısından anlamlı
değildir. Ağrının değerlendirilmesinde kullanılabilecek fizyolojik göstergeler
şöyle sıralanabilir: 1) Su ve gıda alımında azalma, 2) zayıflama, 3) dikleşmiş
tüyler, 4) hipersalivasyon9. Öte yandan bazı anormal davranış özellikleri de
ağrının değerlendirilmesi yardımcıdır: 1) Duyarsızlaşma, 2) yalama ve
çiğneme hareketi, 3) kamburlaşma, 4) agresif davranışlar, 5) hareketsizlik, 6)
karın kasları travmatize olduğunda görülen postür değişiklikleri, 7) cerrahi
müdahaleye ve artrite bağlı aksaklık, 8) torakotomi sonrası solunum
derinliğinin değişmesi ve 9) ilgili bölgeye basılmasıyla inleme6.
Korku hayvanı kaçmaya ya da savaşmaya sevk eden ve adrenal bezden
salgılanan katekolaminlerin vücudu alarma geçirip önemli organların
kanlanmasına ve fazla çalışmasına olanak tanıyan kısa süreli bir stres
durumudur ve refahı negatif yönde etkiler6. Korkuya yol açan durumların
Arşiv, 2011 Ergün
61
önemli bir yönü bunların hayvanın normalde iyi kontrol ettiği çevresi ile olan
ilişkisini bozmasıdır4. Bu duygu kalp hızı, kas tonusu, kandaki
katekolaminlerin düzeyleri ve davranış profiline (donma, tonik immobilite,
kaçma teşebbüsleri, agresyon gibi) bakılarak değerlendirilebilir4.
Mental stres bir hayvanın düşmanca bir çevreyi hissetmesi ve ona cevap
vermesinin bir ürünüdür ve çeşitli duyguların ve geçmiş deneyimlerden
kaynaklı anıların bir toplamıdır6. Aslında hayvanın psikolojik olarak iyilik halini
temsil eder ve sıkılma, engellenme, anksiyete ve istenmeyen olayların
beklenmesi gibi durumlarla ilişkilidir6. Bunun tam zıddı pozitif iyilik halidir ve
hoşnut olma, mutluluk ve benzeri duygulara karşılık gelir6. Tüm bu duygular
davranışlara bakılarak değerlendirilebilir ve özellikle stereotipik davranışlar
üzerinde durulmalıdır. Stereotipik davranış şu kriterlerle tanımlanabilir: 1)
Hayvanın davranış repertuarında bulunmayan, 2) sık olarak tekrarlayan, 3)
değişmez ve aynı formda kalan, 4) hiçbir amaca hizmet etmeyen bir anormal
davranış6. Hızlı gezinmek, kafes çubuklarını çiğneme, kazma ve uzun süreli
hareketsizlik bu tip davranışlara örnektir6.
Çeşitli şekillerde olabilecek kontrol kaybı bir hayvanın refahını etkileyebilen
bir faktördür. Birçok refah problemi bir bireyin çevresi ile ilgili bir ya da daha
fazla yönü kontrol edememesinden kaynaklanmaktadır4: 1) Örneğin bir
hayvanın temel hareketlerini yapamaması onun refahını olumsuz yönde
etkileyen bir durumdur, 2) hayvanlar çevreleriyle normal ilişkileri
engellendiklerinde fizyolojilerinde ve davranışlarında bazı anormallikler
oluşmaktadır; beslenmeleri engellendiğinde stereotipik hareketler ve
etraflarındaki diğer hayvanlara saldırılar görülebilmektedir4, 3) tüm
hayvanların hayatlarını normal olarak sürdürebilmeleri için belirli spesifik
girdilere ihtiyaçları vardır; örneğin meme emmek her yavrunun doğal girdisidir
ve memeden erken kesilen domuz gibi hayvanlar memeye benzer her türlü
organı (penis, kulak, vs) emmeye çalışırlar4, 4) benzer olarak çevre kaynaklı
yetersiz stimülasyon da hayvan refahını olumsuz etkilemektedir; aynı ortamda
domuzlar kök sökme ve çöp karıştırma olanaklarına sahip olduklarında daha
az kuyruk ısırma ve anal masaj yapmaktadırlar4, 5) ayrıca hayvanlarda
Arşiv, 2011 Ergün
62
overstimülasyona bağlı kontrol kaybı da meydana gelebilmektedir.
4. Hayvan refahının sağlanması
4.1. Deney-dışı dönem
Deney hayvanları deneyler yapılıncaya kadar ve bazen deneyden sonra
işin tabiatı gereği doğal yaşam ortamlarından alıkoyulmak suretiyle belirli
yerlerde barındırılmaktadır. Bu hayvanların üretildiği ve barındırıldığı bu
yerlerde onların doğal yaşam ortamlarına en yakın şartlar sağlanmaya
çalışılırken üç temel nokta öne çıkar: Konaklama, bakım ve beş temel
özgürlük.
4.1.1. Konaklama
Bununla ilişkili olarak deney hayvanlarının üretildiği ve barındırıldığı
tesislerin asgari özellikleri son yıllarda çıkarılan ve ülkemizde uygulamaya
konulan uluslararası nitelikteki kılavuzlarla tanımlanmıştır. Ülkemizde Tarım
ve Köyişleri Bakanlığı tarafından 23.06.2005 tarih ve 25854 sayı ile “Deneysel
ve Diğer Bilimsel Amaçlar İçin Kullanılan Deney Hayvanlarının Korunması,
Deney Hayvanlarının Üretim Yerleri ile Deney Yapacak Olan Laboratuarların
Kuruluş, Çalışma, Denetleme, Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik” başlıklı bir
yönetmelik10 ve 25.04.2006 tarih ve 24 sayılı “Deneysel ve Diğer Bilimsel
Amaçlar İçin Kullanılan Deney Hayvanlarının Korunması, Deney
Hayvanlarının Üretim Yerleri ile Deney Yapacak Olan Laboratuvarların
Kuruluş, Çalışma, Denetleme, Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin
Uygulama Talimatı” başlıklı talimatname11 ile deney hayvanlarının
üretilmesinin planlandığı tesislerin standardizasyonun sağlanmasına
başlanılmıştır.
Bu iki teknik belgede ana prensipleri ve detayları ile deney hayvanlarının
konaklaması için gerekli olan merkezi tesisin ana özellikleri, tesis içindeki
bölümler, koridorlar, odalar, barınaklar ve ofislerin yapısal özellikleri tarif
edilmiştir. Bahsedilen bu yerlerdeki araç ve gereçlerin neler olduğu, deney
hayvanlarının her türü için ayrı olarak içinde yaşayacakları kafeslerin
malzemesi, boyutları, altlık malzemeleri, temizlik işlemleri ve içlerinde
Arşiv, 2011 Ergün
63
yaşatılabilecek maksimum hayvan sayısı belirlenmiştir. Ayrıca istihdam
edilmesi gerekli personelin niteliği, sayısı, eğitimi ve görevleri de bu
belgelerde izah edilmiştir.
Hayvanların barındırıldığı odaların sıcaklığının optimal düzeyde tutulması
onların ortama adaptasyonları açısından önemlidir. Hayvanların yaydığı ısının
da iyi bir havalandırma sistemi ile uzaklaştırılması lazımdır. Ortamın sıcaklığı
yüksek olursa erkek hayvanlarda spermatogenez bozulduğundan üreme
verimi düşer12. Ayrıca havalandırma ve ısıtma koşulları olması gerektiği gibi
olmazsa deney hayvanlarında ciddi akciğer hastalıkları görülebilir9.
Aydınlatma da önemli bir diğer faktördür; beyaz lambalar aydınlık-karanlık fazı
12-12 veya 14-10 saat olacak şekilde penceresiz odalarda sağlanmalıdır12.
Albino olan deney hayvanlarında ışık çok parlak olmamalıdır; aksi takdirde
gözlerinde katarakt meydana gelebilir9. Ortamın nemi de bir başka hayvan
sağlığını etkileyen faktördür; ortalama %45-70 arası nem oranı uygundur;
nem çok düştüğünde yavru sıçanlarda “ringtail” lezyonu gelişir12. Diğer bir
önemli nokta normalin üstünde bir gürültünün özellikle gebe hayvanların
yavrularına zarar vermesine neden olabilmesidir; ayrıca kronik gürültü
sürrenal bez hiperplazisine yol açabilmektedir ki bu deney sonuçlarını
değiştirme potansiyeli olan bir durumdur9. Şiddetli sesler özellikle otonom sinir
sistemi, kalp ve dolaşım sistemini etkilemektedir. Hayvanların bakımından
sorumlu personelin ve deneyleri yapan araştırıcıların mümkün olduğunca
sessiz olması gerekmektedir. Hayvanların konaklaması ile ilgili olarak fare ve
sıçan gibi küçük kemirgenlerin kafeslerinin şeffaf olması, bu hayvanların
sosyal özelliklerinden dolayı, önerilmektedir9. Ayrıca her kafeste
bulundurulması gereken hayvan sayısı da önem arz eder; normalden fazla ya
da az sayıda hayvanın konaklaması fizyoloji fonksiyonları olumsuz yönde
etkiler12.
4.1.2. Bakım
Konaklama gereksinimleri yanında temel yaşamsal ihtiyaçların
karşılanması açısından uygun bakımın sağlanması da çok önemlidir. Bakımı
Arşiv, 2011 Ergün
64
yapacak personelin eğitimli olması, hayvanlara sakin ve dengeli davranması
gerekmektedir; aksi takdirde deney hayvanlarının sağlıkları ve davranış
özellikleri normalden sapmaktadır12. Vurgulanması gereken önemli bir nokta
personelin yavrulara çıplak elle dokunmamasıdır; bakıcının kokusu yavruya
sindiğinde anne yavrularını yabancı algılayıp yiyebilmektedir12. Deney
hayvanlarının tür özellikleri gözetilerek günlük gıda ve su alımlarının düzenli
olarak kontrol edilmesi gerekir. Düzenli olarak yeterli ve kaliteli gıda alımı
hayvanların büyüme, üreme, sağlık ve yaşam sürelerini olumlu
etkilemektedir12. Beslenmenin yanında hayvanların idrar ve dışkılarının da
yaşadıkları ortamdan uygun materyaller kullanılarak uzaklaştırılması gerekir.

Deney hayvanlarının en uygun altlık malzemesi yumuşak olması ve solunum

yollarına problem çıkarmaması nedeniyle tozsuz yonga talaşıdır

9. Ayrıca

kafeslerin düzenli olarak temizlenmesi, kırılan ya da bozulanların tamir
edilmeden yenisiyle değiştirilmesi gerekmektedir. Kafes ve hayvanların içinde
bulunduğu odaların da belirli aralıklarla temizlenmesi gerekir; bu odaların
havalandırması merkezi sistemle sağlanmalı ve ısı, nem ve aydınlatmalarının
türe özgü olmasına çaba gösterilmelidir.
4.1.3. Beş temel özgürlük
Beş temel özgürlük çiftçilikten köken alan ve tüm evcilleştirilmiş
hayvanların refahını kapsayan bir kavramlar silsilesidir. Laboratuar
hayvanlarına da çoğu zaman uygulanabilir ama bazen çalışma gereği olarak
hayvanlar bu özgürlüklerden yoksun bırakılabilir6:
1) Dengeli beslenme özgürlüğü: Deney hayvanlarının düzenli olarak temiz
içme suyu ve besin almaları ve ayrıca dengeli bir diyete tabi tutulmaları
onların sağlıkları için gereklidir. Öte yandan anestezi için kısa süreli aç ve
susuz bırakma bir kenara bırakılırsa deney hayvanlarının uzun süreli bu
özgürlükten mahkum bırakılması için çok ciddi bir gerekçenin etik kurullara
sunulması gerekir. Sıçan ve farelerde kusma refleksi olmadığı için anestezi
öncesi bunlarda açlık dönemine gerek yoktur. Bu türler su ve gıda
kısıtlamasına kısa süreli bile maruz kalsalar hemen dehidratasyona
Arşiv, 2011 Ergün
65
girebilmektedirler.
2) Sıkıntılı olmama özgürlüğü: Hayvanların barındırıldıkları ortamların
çehresi, kafeslerin özellikleri, altlık malzemeleri ve etraflarında benzer ve
optimal sayıda hayvanların bulunması onların refahlarını olumlu
etkilemektedir. Yaşanılan yerin zemini katı maddeler yerine tellerden
yapıldığında hayvanlar sıkıntıya girebilmektedir. Kemirgenler özellikle altlık
malzeme olarak talaşı tercih etmektedir. Ayrıca hayvanların olması
gerekenden kalabalık tutulması ya da yalnız bırakılmaları onlar olumsuz
etkilemektedir.
3) Hastalıktan, yaralanmadan ve ağrıdan muzdarip olmama özgürlüğü:
Deney hayvanlarının sıkı bir şekilde takip edilerek olası hastalıklara karşı
tetikte olunmalıdır. Böyle bir durumda tanı ve tedavinin süratle uygulanması
yerinde olur. Özellikle operasyon sonrası ağrının giderilmesi başlı başına bir
konudur ve deneylerden elde edilen verilerin tutarlılığı için de önem arz
etmektedir. Bazen bilimsel amaçların elde edilmesini engellediği için ağrı
kesici verilmeyebilir; ama bunun etik açıdan kabul edilebilir gerekçeleri
olmalıdır. Normal şartlarda yaralanma pek görülmese de tırmalaya ya da
ısırmaya bağlı lezyonlara nadir de olsa rastlanmaktadır. Çiftleşme dönemi
sonrası erkek farelerin erkek kafesine hemen alınmaları üzerlerine sinmiş dişi
koksu yüzünden zarara uğramalarına yol açabilmektedir.
4) Normal davranış gösterme özgürlüğü: Yeterli bir alan sağlanarak, belirli
olanaklar yaratılarak ve aynı türden hayvanların birlikteliği sağlanarak
hayvanların normal davranışlarını sergilemelerine imkan verilebilir.
5) Stres ve korkuya maruz kalmama özgürlüğü: Hayvanlar deneylerde
kullanılırken ve barındırılırken görev alan personelin hayvanlara alışkın olması
ve yapacağı işlemlerde becerikli olması hayvanların korku duymasını
azaltacaktır.
4.2. Deney-içi dönem
Deneylerden hayvana acı verme potansiyeli olanlar cerrahi çalışmalardır.
Deney hayvanları üzerinde anestezi altına alınmadan hiçbir cerrahi işlem
Arşiv, 2011 Ergün
66
uygulanmamalıdır; özellikle yanık, kırık gibi travmatik deneylerin anestezi
olmadan yapılması kabul edilemez uygulamalardır13. Deney tasarımı izin
veriyorsa lokal anestezi uygulanarak da belirli bir bölgeye cerrahi işlem
yapılabilir. Buradaki temel ilke hayvanı mümkün olan en az ağrı ve strese
maruz bırakmak, onun güvenliğini temin etmek ve maliyet ve kolaycılığı
hayvanın fiziksel ve zihinsel sağlığının üstünde tutmamaktır13. Ne şekilde
olursa olsun deney hayvanına anestezi dört temel amaçla verilir: 1) Hayvanın
korku, endişe ve anksiyetesini azaltmak, 2) hayvanın ağrı duymasını
engellemek, 3) deneyin rahat, güvenli ve verimli yapılmasını sağlamak, 4)
araştırmacıyı korumak9. Vurgulanması gereken bir nokta majör cerrahi
girişime maruz kalmış veya hatırı sayılır ağrı ve strese maruz kalmış
hayvanların ikinci kez, istisnalar dışında, deneylerde tabi tutulamayacağıdır13.
Anestezi hedeflerinin gerçekleşebilmesinin ön koşulu doğru anestezi tipinin
seçilmesidir; bunun için dikkat edilmesi gereken kriterler şunlardır: 1)
Hayvanın türü ve yaşı, 2) planlanan işlemin travmatik ve fizyolojik etkileri, 3)
uygulanacak işlemin süresi, 4) işlemin tekrarlanacak olması, 5) farklı girişimler
için anestezi tekrarı, 6) anestetik maddenin deney sonuçlarını etkileme
ihtimali9.
Deneyden sonra hayvan yaşayacaksa onun konforunu tekrar sağlama
bunun yanında ağrısı ve sızısı gibi rahatsızlıkları ortadan kaldırma ve
yaraların tedavisi önem kazanır. Bunun yanında cerrahi işleme bağlı yara ve
benzeri lezyonlar oluşacaksa aseptik koşulların sağlanması da gerekir13.
Cerrahi işlemlerin yapıldığı deneylerin sonunda eğer hayvan yaşatılacaksa
olası ağrılara karşı tetikte olunmalı ve gerektiğinde ağrı kesici verilmelidir.
Deneyin sonunda eğer gerekirse ötanazi uygulanabilir; bu işlemin
yapılabilmesi için hayvanın deneye bağlı olarak duyularını veya organlarından
birini kaybetmiş olması veyahut ta vital fonksiyonlarını yapamaz hale gelmesi
gerekir13. Ayrıca hayvan bir şekilde protokolde öngörülen durumlardan ayrı
olarak şiddetli ağrı, huzursuzluk veya kısıtlılık çekmeye başlarsa ötenazi
derhal uygulanmalıdır13. Bu işlem için yöntem belirlerken ilgili türe en uygun
olanı seçilmeli ve hayvanda en az stres ve acıya sebep olunmalıdır.
Arşiv, 2011 Ergün
67
5. Sonuç
Hayvan refahı deneylerde yaygın olarak kullanılan deney hayvanlarının
haklarını korumak ve ele edilen verilen güvenilirliğini sağlamak açısından
önem arz etmektedir. Refahın değerlendirilmesinde temel veterinerlik
uygulamaları içerisindeki hayvan sağlığı ve onunla ilişkili standart tanı-tedavi
protokollerinin ötesinde kavramlar da karşımız çıkmaktadır. Bu anlamda
hayvanın fiziksel, fizyolojik ve psikolojik olarak tam iyilik hali dikkate alınması
gereken bir husustur. Bunun değerlendirilmesinde kullanılan fiziksel ve
davranışsal özelliklerin iyi bilinmesi ve bunları uygulayacak araştırıcılar ve
personelin iyi eğitilmesi kaçınılmazdır. Hayvanlarla ilgili bilgilerimiz arttıkça
onları bu açılardan daha objektif değerlendirme olanaklarımız da günden
güne artmaktadır.
Kaynaklar
1. Ghasemi M, Dehpour AR. Ethical considerations in animal studies. J Med Ethics Hist Med.
2009; 2: 12-15.
2. Kolar R. Animal experimentation. Sci Eng Ethics. 2006; 12: 111-122.
3. Savaş T, Yurtman İY, Tölü C. Hayvan Hakları ve Hayvan Refahı: Felsefi Bakış-Nesnel
Arayışlar. Hayvansal Üretim. 2009; 50 (1): 54-61.
4. Brom DM. Animal Welfare: Concepts and Measurement. J Anim Sci. 1991; 69: 4167-4175.
5. Yeates JW, Main DCJ. Assessment of positive welfare: A review. The Veterinary Journal.
2008; 175: 293-300.
6. Morton DB, Hau J. Welfare Assessment and Humane Endpoints. In: Hau J, Van Hoosier Jr
GL, eds. Handbook of Laboratory Animal Science. Volume I Essential Principles and
Practices 2nd edition. USA CRC PRESS; 2003. p. 457-486.
7. Dawkins MS. Behaviour as a tool in the assessment of animal welfare. Zoology. 2003; 106:
383-387.
8. Flecknell PA. Refinement of animal use-assessment and alleviation of pain and distress. Lab
Animals. 1994; 28: 222-231.
9. Altuğ T. Hayvan Deneyleri Etiği. Sağlık Bilimleri Süreli Yayıncılık. 2009; 53-68.; Flecknell PA.
Refinement of animal use-assessment and alleviation of pain and distress. Lab Animals.
1994; 28: 222-231.
Arşiv, 2011 Ergün
68
10. Deneysel ve Diğer Bilimsel Amaçlar İçin Kullanılan Deney Hayvanlarının Korunması, Deney
Hayvanlarının Üretim Yerleri ile Deney Yapacak Olan Laboratuarların Kuruluş, Çalışma,
Denetleme, Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik. T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Resmi
Gazete 23.06.2005 Sayı: 25854.
11. Deneysel ve Diğer Bilimsel Amaçlar İçin Kullanılan Deney Hayvanlarının Korunması, Deney
Hayvanlarının Üretim Yerleri ile Deney Yapacak Olan Laboratuarların Kuruluş, Çalışma,
Denetleme, Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin Uygulama Talimatı. KKGM 25.04.2006
Sayı: 24.
12. Başaran A. Deney Hayvanları. Nisan Kitapevi. Eskişehir 2003
13. Oral M, Çakar S. Deneysel Hayvan Çalışmalarında Etik Prensipler. Anestezi Dergisi. 2005;
13 (2): 75-82.
Yazışma adresi:
Doç.Dr.Yusuf Ergün
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi
Farmakoloji Ana Bilim Dalı
46100 Kahramanmaraş
Telefon: 0344 2212337/160
GSM: 0532 5610423
Faks: 0 344 2212371
e-posta: yusufergun@ksu.edu.tr; yusufergun@yahoo.com


 
Alışveriş Sepetinizde ürün bulunmamaktadır.
Sepeti Boşalt Sepetime Git
 
 
İletişim Bilgileri
Tel : 0532 502 52 02 - 0224 413 10 10
Faks : 0224 413 10 10
Bize Ulaşın   
 
Anasayfa  |  Hakkımızda  |  Banka Hesap Numaralarımız  |  İletişim

Sanal Pet Market ( ÇİMPET - K9 ve CAVİA - Guinea Pig Üretim Satış Çifliği)
Tüm Hakları Saklıdır © 2010

ÇİMPET ÇİFLİĞİ - Hasanağa Mah. M.Kemalpaşa Cd. No: 52 Nilüfer/BURSA
0532 502 52 02 - 0224 413 10 10